Darende'de 50 yıldır taş ustalığı yapan Sıtkı Canlı, çırak yetişmemesi nedeniyle mesleğin büyük bir tehdit altında bulunduğunu belirtiyor. Canlı, bu konuda “Ben bu işi bırakınca burada taş ustalığı yapan kimse kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Meslek Hayatına Başlangıç
Kahramanmaraş kökenli olan Sıtkı Canlı, 10 yaşında babasının yanına çırak olarak adım attığı taş ustalığını uzun yıllar boyunca devam ettirdi. Yerel mimari projelerde cami, minare, çeşme, şömine, mezar taşı ve dekoratif taş işçiliği gibi birçok alanda uzmanlaştı. Ancak şimdi çırak bulamamak nedeniyle bu sanatı aktarma iddiası oldukça zayıflamış durumda. Canlı, yıllar içinde öğrendiği mesleği yaşatmak için elinden geleni yaparken, geleceğe dair kaygılar taşıdığını ifade ediyor.
Baba Mesleği Kıymetli Bir Miras

Sıtkı Canlı, taş ustalığını babasından devraldığını ve babasının birçok önemli esere imza attığını belirtiyor. Kahramanmaraş ve çevresinde cami ve türbelerin inşasında aktif rol oynamış olan babası, ona bu alanda bir miras bırakmış. Canlı, "Babamın yanında çıraklık yaparak usta oldum, yaş ilerledikçe bu mesleği sürdürmek bizim görevimiz" diyor. Bu süreçte, ustalıklarını geliştirip kendi yeteneklerini katmaya devam etti. Ancak mevcut durumda mesleğin geleceğinin belirsizliğe sürüklendiğini hissediyor.
Taş İşçiliğine Devam Eden İlgi
Canlı, cami ve minare yapımındaki istikrarsızlığın yanı sıra, farklı alanlarda da taleplerin sürdüğünü belirtiyor. Bahçelere yapılan taş yapılar, salonlara yapılan şömineler ve çeşitli çeşmeler, müşterilerin tercih ettikleri hizmetlerden bazıları. Doğal taşın sunduğu estetik ve sağlamlık nedeniyle, bu alanda deneyimli kişilerin daha fazla tercih edildiğini vurguluyor. "Taş işçiliği, sadece bir zanaat değil, aynı zamanda bir sanattır" diyen Canlı, bu işin bilinçli bir deneyim gerektirdiğini ekliyor.
Usta Yetiştirmenin Zorluğu
Taş ustası Sıtkı Canlı, kendisi ve diğer taş ustalarının artık mesleğin son kuşağını temsil ettiğini belirtiyor. "Biz, taşın temel işçiliğinden başlayarak minareler ve camiler inşa ettik. Fakat, yeni ustaların yetişmediği bir dönemde yaşıyoruz" diyor. Taşın doğal ve estetik bir malzeme olduğunu vurgulayan Canlı, bu mesleğin sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda bir tutku ve yetenek gerektirdiğini belirtiyor. Fakat gençlerin ağır ve zahmetli bir iş olduğu için taş ustalığına yönelmekte zorlandığını dile getiriyor.
Taşların Kaynağı ve Seçim Süreci

Kullanılan taşların seçimi, yapılacak projeye göre değişiklik gösteriyor. Sıtkı Canlı, taşları Darende'nin yanı sıra Kayseri ve Ankara gibi yerlerden temin ettiklerini aktarıyor. “Her taş her işte kullanılmaz. Biz projeye uygun taşları seçiyoruz” diyerek, işin detaylarına vurgu yapıyor. Büyük firmaların taş kesim işlerini gerçekleştirdiğini, kendi atölyelerinde ise bunların desen ve işçilik süreçlerini yürüttüklerini ifade ediyor. Müşterilere sunulan farklı taş ve desen seçenekleri arasında seçimini yine kendi zevklerine göre gerçekleştirebildiklerini ekliyor.
Sanatkârlar İçin İhtiyaç Duyulan Alan
Darende'de önceki atölyesi 15 yıl önce yıkılmış olan Canlı, yeni bir iş yeri gösterilmediği için mevcut atölyesini kendi imkânlarıyla yeniden kurmuş. "Yaklaşık 10 yıldır burada hizmet veriyorum ama pek çok kişi nerede çalıştığımı bilmiyor" diyor. Bu durumla birlikte, belediyeden marangoz, demirci ve diğer zanaatkârların bir arada bulunabileceği düzenli bir alan talep ediyor. Canlı, unutulmaya yüz tutan mesleklerin yaşatılması için böyle bir organizasyonun çok önemli olduğunu vurguluyor.
Mesleğin Geleceği ve Endişeleri
Taş ustalığının en büyük sorunlarından birinin çırak bulunmaması olduğunu belirten Canlı, "Gençler daha cazip mesleklere yöneliyor. Kazancı iyi olmasına rağmen, bu alana ilgi yok" diyerek dert yanıyor. Millî Eğitim Bakanlığı'nın sisteminin öğrencilere sanatkârların yanında çalışma fırsatı sunabileceğini, bu sayede kendilerine de öğrenci gönderilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu şekilde yeni nesilleri taş ustası olarak yetiştirme imkânı bulabileceklerine inanıyor. “Bu mesleği bırakınca burada taş ustalığı yapan kimse kalmazsa, bu sanat da tamamen yok olur” şeklinde endişelerini dile getiriyor.