İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’tan Kapsamlı Değerlendirme: "Kampüsün Yüzde 55’ini Kaybettik, Ama Bilimden ve Araştırma Üniversitesi Hedefinden Vazgeçmedik"
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Üniversitenin yol haritasını en ince ayrıntısına kadar paylaşan Akpolat, depremde 90 bin metrekare kapalı alanı kaybettiklerini, sahte diploma girişimlerini engellediklerini ve sağlıkta yeni bir ihtisas alanına yöneldiklerini açıkladı.
Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, kampüste ağırladığı basın mensuplarına üniversitenin mevcut durumu, deprem sonrası toparlanma süreci ve gelecek vizyonu hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Basın ile istişarenin önemine değinen Akpolat, şeffaf bir yönetim anlayışı sergilediklerini vurguladı.
Hedef: Araştırma Üniversitesi Olmak
Üniversitenin "Araştırma Üniversitesi" olma hedefinin son 8-9 yıldır kurumsal stratejinin merkezinde yer aldığını ifade eden Rektör Akpolat, bu süreçte bölgesel ölçekte benzer şartlara sahip Fırat Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nin referans alındığını belirtti. Yapılan rakip analizlerinde bu üniversitelerin belirli alanlarda öne çıktığının görüldüğünü söyleyen Akpolat, "İnönü Üniversitesi olarak araştırma üniversitesi kriterlerini karşılamak adına topyekûn bir seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Akademik üretkenlikten altyapıya kadar tüm süreçleri bu hedef doğrultusunda yeniden ele aldık" dedi. Akpolat ayrıca, dünya genelinde yaklaşık 1.750 üniversite arasında 135. sırada yer almanın, yaşanan tüm zorluklara rağmen akademik kapasitenin ve bilimsel üretimin sürdürüldüğünün en önemli kanıtı olduğunu vurguladı.
Deprem Bilançosu: 20 Bina ve 90 Bin Metrekare Kayıp
6 Şubat depremlerinin üniversite altyapısında yol açtığı ağır tahribatı rakamlarla ortaya koyan Akpolat, toplam 20 binanın kullanılamaz hale geldiğini ve yaklaşık 90 bin metrekare kapalı alanın kaybedildiğini belirtti. Akpolat yıkılan birimleri şöyle sıraladı:
Eğitim Fakültesi’nin dört bloğunun tamamı,
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin (İİBF) ek bina hariç tüm blokları,
Konukevi,
Mediko-sosyal binası,
Bilgi işlem binası.
Bu kayıplarla birlikte üniversitenin fiziki kapasitesinin yaklaşık yüzde 55’inin ortadan kalktığını vurgulayan Akpolat, "Buna rağmen örgün ve yüz yüze eğitimin sürdürülebilmesi için akademik ve idari personelimiz büyük bir fedakârlık sergiledi. En büyük sorunumuz şu an fiziki mekân yetersizliğidir" diye konuştu.
Yeni Yatırımlar ve İnşaat Takvimi
Yıkılan binaların yerine yapılacak yapılarla ilgili takvimi de paylaşan Akpolat, Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıklarla yoğun temas halinde olduklarını belirterek şu bilgileri verdi:
Merkezi Derslik Binası: 2026 yılı içerisinde ya da yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
Mediko Sosyal Binası: Temeli geçen yıl atıldı, 2027 yılında hizmete alınması planlanıyor.
Fakülte Binaları: İİBF ve Eğitim Fakültesi binalarının temelinin atılabilmesi için proje talepleri 2026 bütçesine dâhil edildi, 2027 bütçesiyle yapılması öngörülüyor.
Akpolat, yıkılan binaların birebir ölçekte yeniden yapılmasının zorunlu olmadığını, eski kapalı alanın yarısı ya da üçte ikisi oranında, daha kompakt yapıların üniversitenin ihtiyacını karşılayacağını ifade etti.

Sağlıkta Yeni Merkez: El Cerrahisi
Sağlık alanındaki öncü çalışmalara da değinen Akpolat, Karaciğer ve Kemik İliği naklinden sonra El Cerrahisi alanında da üniversitenin bölgesel ölçekte tek merkez konumunda olduğunu müjdeledi. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki hastaların Sağlık Bakanlığı tarafından İnönü Üniversitesi’ne yönlendirildiğini belirten Akpolat, yeni öğretim üyelerinin istihdam edildiğini ve Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde yapılan ameliyatların artık Malatya'da yapıldığını vurguladı.
H2: Depremde Ölen Öğrencinin Adına Sahte Diploma Girişimi
Toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri sahte diploma konusu oldu. Prof. Dr. Akpolat, depremde vefat eden bir öğrencinin kimlik bilgileri üzerinden sahte diploma düzenlenmeye çalışıldığının tespit edildiğini açıkladı. Öğrenci işleri ve bilgi işlem personelinin dikkati sayesinde olayın ortaya çıkarıldığını belirten Akpolat, konunun savcılığa ve YÖK’e bildirildiğini, benzer vakaların başka üniversitelerde de yaşandığını söyledi. Akpolat, bilgi güvenliği tedbirlerinin en üst düzeye çıkarıldığını, üniversite otomasyon sistemlerine dışarıdan erişimin kapatıldığını ve girişlerin sadece e-Devlet ile çift aşamalı doğrulama üzerinden yapılabildiğini aktardı.
Akademik Kadrodan Büyük Vefa
Deprem sonrası akademik kadroda büyük kayıplar beklendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Akpolat, "Akademik kadro kaybımız yüzde 2-3 seviyelerinde kaldı. Şehir dışına veya yurt dışına giden birçok hocamız geri döndü. Bu durum, kurumsal aidiyetin ve üniversiteye bağlılığın en somut göstergesidir" dedi. Akpolat ayrıca, analizler sonucu zayıf olduğu görülen kurumsal iletişim ve sosyal medya biriminin, akademik ve yetkin personelle güçlendirildiğini sözlerine ekledi.