Malatya'nın tarihi, kültürü ve doğal zenginlikleriyle bilinen Akçadağ ilçesine bağlı Kürecik bölgesinde yapılması planlanan altyapı projesi, çevre örgütleri ile proje savunucularını bir kez daha karşı karşıya getirdi. Bölgede incelemelerde bulunan Malatya Çevre Platformu üyeleri, projenin bölgedeki ekolojik dengeye ve yaşam alanlarına telafi edilemez zararlar vereceğini savunuyor.
"Amaç Sulama Değil, Madenciliğin Önünü Açmak"
Su Tutmaz Deresi ya da bölge halkı tarafından bilinen adıyla Kavurma Deresi mevkisinde platform üyeleriyle birlikte saha taraması yapan Malatya Çevre Platformu Sözcüsü Hasan Kaya, halihazırda bölgede bulunan mevcut göletin duvarlarının yükseltilmesi durumunda yeni bir yatırıma ihtiyaç kalmayacağını öne sürdü. Buna rağmen ısrarla birkaç yüz metre aşağıya ikinci bir gölet inşa edilmek istendiğine dikkat çeken Kaya, çarpıcı bir iddiada bulundu:
“Burada bir sulama projesi yürütüldüğü söyleniyor ancak önünde sulanabilecek ciddi, geniş bir tarım arazisi yok. Bölge aynı zamanda sit alanı statüsündedir. Yaptığımız teknik ve bölgesel değerlendirmelere göre, buradaki asıl amaç tarımı veya hayvancılığı desteklemek değil; bölgede planlanan maden faaliyetlerinin su ihtiyacını karşılamak ve madenciliğin önünü açmaktır.”
Mahkemenin Geçmişteki "ÇED İptal" Kararı Hatırlatıldı
Sözcü Hasan Kaya, söz konusu projeye karşı daha önce açılan davalarda yargının çevresel riskleri açıkça tescillediğini hatırlattı. Geçmiş adli süreçte Malatya 2. İdare Mahkemesi, “Harunuşağı Sulama Göleti ve Sulaması ile malzeme ocakları, kırma-eleme ve hazır beton üretim tesisleri projesi” için verilen ÇED olumlu kararını hukuka ve çevre mevzuatına aykırı bularak iptal etmişti.
Bilirkişi Raporundaki Kritik Tehditler
İptal kararına dayanak oluşturan mahkeme bilirkişi raporunda, bölgeyi bekleyen ekolojik tehlikeler şu şekilde sıralanmıştı:
- Hayvancılığın Darbe Alması: Bölge halkının en önemli geçim kaynağı olan mera alanları ve hayvancılık faaliyetleri büyük zarar görecek.
- Su ve Toprak Kirliliği: Tarımsal toprak yapısı ve yeraltı/yerüstü su kaynakları olumsuz etkilenecek, bölge halkı ekonomik kayıp yaşayacak.
- Endemik Türlerin Yok Olması: Bölgeye has koruma altındaki endemik canlı türlerinin yaşam alanları doğrudan tehdit altına girecek.
- Denetim Yetersizliği: Proje kapsamında vaat edilen çevresel önlemlerin, uygulama ve pratik denetim aşamasında yetersiz kalacağı açıkça saptandı.
Hasan Kaya, doğayı tahrip edecek ve insanları doğup büyüdükleri topraklardan göçe zorlayacak bu projeden tamamen vazgeçilene kadar hukuki ve demokratik mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. Malatya Çevre Platformu, tüm Akçadağ ve Kürecik halkını derelerine ve topraklarına daha fazla sahip çıkmaya davet etti.
