TÖTM Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi’nde 130 Bebeğe/Çocuğa Umut Işığı
Malatya’nın sağlık alanındaki öncü merkezi İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi, başarısıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. 2017 yılında hizmet vermeye başlayan ve Kayseri’nin doğusundaki ilk çocuk kemik iliği nakil merkezi olma özelliğini taşıyan merkez, yaklaşık 9 yıllık süreçte 130’uncu nakle ulaştı.
Merkezin Sorumlu Hekimi ve Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arzu Özşahin Akyay, çocuklarda kemik iliği naklinin talasemi, lösemi, bağışıklık sistemi yetersizlikleri ve metabolik hastalıkların tedavisinde hayati bir seçenek olduğunu vurguladı.
En Sık Talasemi Hastalarına Nakil Yapılıyor
Türkiye’nin Akdeniz kuşağında yer alması nedeniyle merkezlerinde en sık talasemi major (ağır Akdeniz anemisi) hastalarına nakil uygulandığını belirten Prof. Dr. Akyay; yüksek riskli lösemiler, aplastik anemi, lenfomalar ve doğuştan bağışıklık eksikliklerinin de tedavi grupları arasında yer aldığını kaydetti.
Donör bulma sürecine ilişkin bilgi veren Akyay, öncelikle aile içi tarama yapıldığını, sonuç alınamaması durumunda TÜRKÖK ve dünya doku bankalarına başvurulduğunu, gerektiğinde yarı uyumlu aile bireylerinden de nakil gerçekleştirilebildiğini ifade etti. Merkezdeki 130’uncu naklin ise ağır Akdeniz anemisi bulunan küçük bir hastaya, 3 yaşındaki kardeşinden alınan kök hücrelerle başarıyla yapıldığı bildirildi.
Başarı Oranları Göz Dolduruyor: Talasemide Yüzde 100
Tedavi süreçlerinin yaklaşık 40-45 gün sürdüğünü ve sonrasında hastaların 2 yıl boyunca yakından takip edildiğini belirten Akyay, başarı oranlarının hastalıklara göre değiştiğini söyledi:
Ağır talasemi hastalarında: Yüzde 100
Aplastik anemilerde: Yüzde 90’ın üzerinde
Lösemilerde: Yüzde 70-80 civarında
Türkiye’nin çocuk kemik iliği naklinde Avrupa genelinde çok iyi bir konumda bulunduğunu belirten Akyay, TÖTM'nin başarı oranlarının Avrupa ortalamasının üzerinde seyrettiğini vurguladı.
"Gönüllü Donör Olmak Hayat Kurtarır"
Aza gelen aile içi kardeş sayıları nedeniyle uygun donör bulma ihtimalinin azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Akyay, gönüllü kök hücre bağışının önemine şu sözlerle dikkat çekti:
"Kendisinden kök hücre bağışçısıyım. Bir hasta ile eşleşme gerçekleştiğinde bağıştan asla vazgeçilmemeli. Kök hücre bağışı kişinin bir organını kaybetmesine neden olmaz; bağışlanan hücreler kısa sürede yenilenir. Tüm vatandaşlarımızı hayat kurtarmak için gönüllü kök hücre bağışçısı olmaya davet ediyorum."
