Orta Asya Ülkeleri Pazarda Büyük Rakip Oldu
Malatya ekonomisinin can damarı olan kuru kayısı, artan üretim maliyetleri ve uluslararası arenadaki çetin rekabet nedeniyle zor günlerden geçiyor.
Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, kuru kayısı piyasasındaki son duruma ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Solmaz; Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi Orta Asya ülkelerinin kurutma tekniklerini hızla geliştirerek kükürtlü ve gün kurusu kayısı üretimine ağırlık verdiklerini, bu durumun Malatya kayısısı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Düşük Maliyet ve Fiyat Farkı Dengeleri Bozdu
Orta Asya ülkelerinde tarımsal girdi maliyetlerinin oldukça düşük ve devlet desteklerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Solmaz, uluslararası pazardaki fiyat uçurumunu şu sözlerle özetledi:
"Son dönemlerde rekoltenin düşük olması, fiyat avantajı ve kalitenin Malatya kayısına yaklaşması nedeniyle tüketici ülkeler bu bölgelere yöneldi. Bizim 7-8 dolara sattığımız kayısıyı rakip ülkeler 1 dolar 90 sente satıyor. Tüketici doğal olarak daha düşük fiyatlı ürüne yöneliyor."

Serbest Bölge Uyarısı ve %40'lık İhracat Kaybı
Kayısı ticaretinde yaşanan bir diğer tehlikeli duruma da dikkat çeken Solmaz, bazı ihracatçıların serbest bölgelerde kayısı işleme ve paketleme fabrikaları kurduğunu ifade etti. Rakip ülkelerden düşük fiyata getirilen ürünlerin bu tesislerde işlenerek yeniden dünya pazarına ihraç edilmesinin, doğrudan Malatya kayısısının pazar payına zarar verdiğini savundu.
Bu ve benzeri etkenler nedeniyle, gümrükte işlem gören Türk kuru kayısısının payının son yıllarda hızla düştüğü ve ihracattaki gerilemenin yüzde 40’lara ulaştığı öne sürüldü.
Çiftçiyi Kurtaracak Çözüm Önerileri
Mevcut durumda kayısının kilogram fiyatının kaliteye göre 200 ile 300 lira arasında değiştiğini belirten Solmaz, bu rakamların yüksek üretim maliyetleri karşısında çiftçinin zararını dahi karşılamadığını dile getirdi.
Yaklaşık 10 yıl önce dünya kuru kayısı tüketiminin yüzde 85’ini tek başına karşılayan Türkiye'nin küresel pazardaki yerini koruyabilmesi için acil tedbirler alınması gerektiğini vurgulayan Solmaz, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
Pozitif Ayrımcılık: Üretici, üretim aşamasında özel teşviklerle desteklenmeli ve girdi maliyetleri düşürülmelidir.
Ar-Ge Çalışmaları: Verimi ve kaliteyi artıracak Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık verilmelidir.
Destek Alımları: Lisanslı depoculuk sistemleri üzerinden devlet tarafından destek alımları yapılmalı ve bu ürünler ihracatçıya uygun şartlarda temin edilmelidir.