reklam
Battalgazi Ekonomi Ergül Günaydın: "Üretene Sahip Çıkarsak Göçün Önüne Geçeriz"

Ergül Günaydın: "Üretene Sahip Çıkarsak Göçün Önüne Geçeriz"

Malatya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılık sektörünün en büyük sorununun süt pazarlaması olduğunu belirterek, hayata geçirdikleri "Sütaş Modeli" ile günlük 40 tona yakın sütü güvence altına aldıklarını açıkladı.

3 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Ergül Günaydın: "Üretene Sahip Çıkarsak Göçün Önüne Geçeriz"
KAYNAK: MALATYA HABER AJANSI

Hayvancılıkta Çözüm Süt Pazarlamasından Geçiyor

2003 yılında kurulan ve 2004’ten bu yana ıslah amaçlı faaliyet yürüterek 4 şubesiyle suni tohumlamadan soy kütüğü kayıtlarına kadar pek çok hizmeti üreticinin ayağına götüren Malatya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, sektörün sorunlarına somut çözümler üretiyor.

Birlik Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılık sektörünün en büyük açmazının süt pazarlaması olduğunu ifade ederek, sütün gerçek değerinde satılması ve soğuk zincir desteklerinin eksiksiz sağlanması durumunda Türkiye’nin besilik sığır ve karkas et ithalatına ihtiyaç duymayacağını savundu.

Sütaş Modeliyle Üretici Güvence Altında

Süt pazarlama sorununa yönelik attıkları adımları anlatan Başkan Günaydın, birlik aracılığıyla günlük 35-40 ton soğutulmuş sütün ulusal bir firma olan Sütaş’a pazarlandığını belirtti. Bu modelin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını kaydeden Günaydın, şu ifadeleri kullandı:

"Sütü pazarlayalım, üreticinin girdi maliyetlerini düşürelim; o zaman hayvancılığın önü ardına kadar açılır."

"Köyden Kente Göçün Çözümü Üretene Sahip Çıkmaktır"

Sektördeki yaş ortalamasının 55-60 bandına dayandığına dikkat çeken Günaydın, genç nesillerin tarım ve hayvancılıkta kalabilmesi için 15-20 yıllık istikrarlı devlet politikalarının şart olduğunu belirtti. Hayvancılığın "bacasız bir fabrika" gibi görülmesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, şunları söyledi:

"İnsanlar para kazanmadığı zaman köyünü terk etmek zorunda kalıyor. Büyükşehirlere göç eden vatandaşlar burada bocalayarak asgari ücrete mahkûm oluyor. Oysa güzel politikalarla desteklenen bir hayvancılık modeli, insanlara kendi köyünde hem ürettirecek hem de kazandıracaktır. Bu durum aile ekonomisinin yanı sıra millî ekonomiye de doğrudan katkı sağlar."

Birinci Derece Örgüt Başarısı ve Katma Değer

Birlik olarak Tarım ve Orman Bakanlığının kriterlerini başarıyla geçerek Türkiye’deki sayılı "birinci derece örgütler" arasına girdiklerini açıklayan Günaydın, bu başarının üreticiye doğrudan yansıdığını ifade etti.

Şu an 5 baş ve üzeri ineğe sahip yaklaşık 800 asil ve 350 aday üyeyle hizmet verdiklerini belirten Günaydın, süt ve buzağı destekleriyle birlikte Malatya ekonomisine 10-15 milyon TL ek katma değer sağladıklarını ve Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği rakamların da üzerine çıkarak üreticiye litre başına ekstra avantaj sunduklarını aktardı.

Deprem Sonrası Yaralar Sarıldı, Üretim Sürüyor

6 Şubat depremlerinin ardından üreticilerin yaşadığı zorluklara da değinen Başkan Günaydın, tarımsal yapının hızla toparlandığını belirtti. Ahırları yıkılan ailelerin çadır ve barakalarda üretime inatla devam ettiğini, TİGEM aracılığıyla temin edilen hayvanların Tarım İl Müdürlüğü koordinesinde birebir dağıtıldığını ifade eden Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sektörden kopan üretici sayısı oldukça az. Süt toplama merkezlerinin bulunduğu bölgelerde hayvan sayımız ve üye sayımız aksine artış gösteriyor."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız